FANZİN: EDİTÖRÜN AĞITI
EDİTÖRÜN AĞITI
Sebastião Salgado bu dünyadan göçeli bugün tam 269 gün olmuş. Dile kolay, sevenlerinin kalbi içinse hayli ağır.
Onun ebediyete intikalinden birkaç gün sonra kalemi elime aldığımda, yazdığım her harfin sanki onun varlığını yeryüzünden biraz daha sildiğini hissettim. Elim tutuldu, basiretim bağlandı; yazamadım. O günlerde ölümü sadece bir yok oluş gibi gelmişti gözüme.
Hayat yolculuğumda heybemde çok fazla idol biriktirmedim. Çocukluğun Rambo hayranlığı, dünyanın gerçeklerini anladığım an yerini mağrur Kızılderili reislerine bıraktı. Oturan Boğa, Çılgın At, Geronimo, Kızıl Bulut... Onların toprağa ve onura olan bağlılıkları, ruhumun ilk pusulasıydı.
Fotoğrafın büyülü dünyasına adım atıp kendi yolumu çizdiğimde ise gökyüzümdeki kutup yıldızları belli olmuştu: Bresson, Smith, Koudelka ve elbette ki Salgado.
Salgado’nun objektifinden süzülen bir karenin gözümle temasıyla başlayan o yolculuk, son nefesine kadar zihnimde kutsal bir emanet gibi büyüdü. Ve bugün, 269 gün sonra fark ediyorum ki korkularım yersiz, sessizliğim boşunaymış. ‘O' aslında ölmemiş.
O, sadece bir tanık değildi; o, çektiği her acının, her sevincin, her toprağın ta kendisiydi. Kadrajının içindeydi her zaman. Bu yüzden biz onun fotoğraflarına baktığımızda, aslında doğrudan onun o derin, insancıl gözlerinin içine bakıyoruz. Dünya döndükçe de bakmayı sürdüreceğiz.
Şimdi o, Instituto Terra’nın yâr gibi sadık toprağında, bu toprağın tuzuyla harmanlanmış külleriyle bir fidanın köklerine can veriyor. Bir zamanlar Güney Amerika’nın mütevazı Saragurolarının bir neferi olan Lup’un bilgeliğinde, uzun saçlı ve sarışın İsa’ya benzetilen o adamın elleri, şimdi göğe uzanan dallar da büyüyor, serpiliyor.
Gölge Fanzin’in bu sayısını; bize sadece fotoğraf kareleri değil, ağır bir insani sorumluluk ve sarsılmaz bir hafıza miras bırakan bu dev ruhu selamlamak için hazırladık. Tarihin tozlu sayfalarına onun adını altın harflerle değil, yaşayan ve yaşatan bir ormanla kazımak için...
Bir zamanlar ‘insanlık’ olarak bilinen bu barbarca mezbahada hâlâ medeniyetin zayıf ışıkları belli belirsiz yanıyorsa Sebastião Salgado gibi nadide insanlar sayesindedir.
Toprağın kucağında, gökyüzünden masmavi bir atlas yorganın altında bir ağaç olarak yeşermen ümidiyle...
- Hoşça kal, Üstat!
GÖLGE FANZİN
Sayı: 25, Kış '26


Yorumlar
Yorum Gönder